Archive for Kasım, 2014

Modern Kölelik

Salı, Kasım 4th, 2014

Modern kölelik konusunda birşeyler yazmayı düşünüyordum, girdiğim ortamlarda benzer konular açıldığında hep dile getiriyorum fakat yazmak içinde zaman bulamıyordum, bugün okduğum bir yazıyı beğendim. Yeterli olmasa da benim de düşüncelerimden birşeyler ifade edilmiş. Olduğu gibi paylaşıyorum.

Hepimiz Köleyiz

Bir hafta 168 saat demektir.
Bir günümüz ise 24 saat.

Ortalama bir kişi bu 24 saati nasıl geçiriyor inceleyelim:

Uyumak için günde ortalama 8 saat harcıyoruz,

Makyaj, traş, temizlik, vb. işler için yaklaşık 1 saat harcıyoruz,

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, ufak atıştırmalıklar derken bir günde 3 saat harcıyoruz,

Özellikle megakentlerde seyahat için günde yaklaşık 2 saat harcıyoruz,

Türkiye’de sabah 9 akşam 18 çalışma sistemi yaygın.
Buda günde 9 saat harcatıyor,

Toplamda bir günlük rutin aktiviteler 23 saatimizi alıyor.

Geriye kendimize ayırabileceğimiz 1 saatimiz kalıyor.

Fakat faturaların ödenmesi, banka kuyrukları, hastane, hava şartları, kaçırılan ulaşım araçları, zamansız çıkan işler, gereksiz yapılan telefon görüşmeleri vb. zaman giderleri de araya girince eldeki 1 saatlik vakitte çar çur oluveriyor.

Günde 10 saat çalışmak hafta da 50 saat çalışmaya tekabül eder.

Sanayi devrimiyle insan para ile çalıştırılan köle haline getirilmiştir.

İnsan haklarının gelişmesi ile 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra daha az çalışma benimsenmiştir.Bunun sebebi insan denen makinanın ortalama verim gücünün kaybını engellemektir.

Bununla birlikte Türkiye gibi ülkelerde kağıt üzerindeki çalışma saatleri aynı olmakla beraber, insan hakları derneklerinin henüz olması gerektiği gibi faaliyet göstermemesi, sendikalaşmanın düşük olması kamudaki belli başlı sendikaların rant kapısı olarak görülmesi, insanların adaletin mülkün temeli olması sebebiyle haklarını aramaya çekinmeleri, bilgisiz olmaları, çalışma ve güvenlik bakanlığının işçi değil işveren yanlı tutumları sebebiyle haftalık minimum 50 saat çalışma standartlaşmıştır.

Bu en rahat gözüken pek çok meslek de bile böyledir.

Olması gereken toplumsal bilinç oluşturmaktır.
Toplumsal bilince güzel bir örnek verelim.

Hollanda da toplu taşıma ücretlerine zam yapılmış.İnsanlar tabiki yollarının da elvermesi sebebiyle işlerine daha önceden anlaşmış gibi bisikletle gitmeye başlamışlar.

E tabi iş kayıpları yaşanmaya başlamış.Bunun üzerine ücretler eski seviyesine çekilmiş. Lakin insanlar bisikletle gitme alışkanlıklarından vazgeçmemişler ve iş kayıpları sürmüş.

Çözüm toplu taşıma ücretlerinin eskisinin de altına düşürülmesi olmuş.

Hiç bir propaganda şu bu olmadan insanlar anlaşmış gibi aynı tepkiyi verebilmişler.Ülkemizde böyle bir ortak bilinç oluşturulması yakın gelecekte pek mümkün görünmüyor.

Çünkü bizim insanımız nefret etmeyi duyguların en yücesi olarak görüyor.

Carl

modern kölelik

modern kölelik

Şeytan Taşlama

Pazar, Kasım 2nd, 2014

Merhaba,

Arapların Emperyalizmi : İslam (Şeytan Taşlama) şeklinde bir yazı dizisi oluşturmayı düşünüyorum aslında ama bunu kendim yazmak için ne derece vaktim olur bilmiyorum. Fakat bu konunun üzerinde biraz duracağım. İlk olarak “Şeytan Taşlama” mevzusu ile başlamak istiyorum. Fakat bu yazı dizime başlamadan önce şunu belirtmek isterim, isteyen gider taşlar isteyen top tüfekle vurur. Ben kimsenin dinine ibadetine karışmam.

“Bu şeytan anlamına gelen taşlarken her yıl yüzlerce Müslüman’ın öldüğü beton direk… Eskiden daha küçük bir alandaydı… bir kaç yıl sonra dahada büyütür Suudi hanedanı.. Şimdi bunun ortasındaki deliğe dikkatli bakın…
Atılan taşlar delikten aşağı düşüyor, tekrar torbalanıp hacı adaylarına satılıyor… Bir torbada 9 taş var… Torbası 3 dolar… Her hacı adayı 27 taş atıyor…(3 torba) 5 milyon hacı adayı var…
Matematik iyi bir bilim dalıdır…
45 milyon dolar adamların sadece taştan kazandığı para.”

Bu yazıyla karşılaştım geçtiğimiz gün, tabi bilenler bilir ben bir konuyu araştırmadan inanmam. Hemen araştırmaya geçtim, buyrun deliller…

 

Eskiden daha küçük bir alandaydı… bir kaç yıl sonra dahada büyütür Suudi hanedanı..

şeytan taşlama duvarı eski

şeytan taşlama duvarı eski

Yenisi

şeytan taşlama yeni

şeytan taşlama yeni

Görsellerde de görüldüğü gibi, değiştirilmiş yerine yenisi daha büyüğü yapılmış. Tabi bunu yetkililere sorarsak bize, vatanşlarlar eziliyordu o yüzden büyüttük derler. Bizde vay be adamlar hizmet ediyor çalışıyor der ve inanırız.

Gelelim taşın satılmasına, ilk aklımagelen “ulan taş değil mi bu yerden toplanır” diye düşünmüştüm ki o kadar insan bırakın 27 taşı 1 tane taş alsa yerden bir günde taş kalmaz yerde. 🙂 Şimdi bu satılma olayınıda sorduğumuzda hizmet olarak anlatırlar ve biz bir vay be hizmete bak deriz…

Bu konuyu burada noktalamadan önce şunuda belirtmek isterim, yapılan yeni şeytan taşlama duvarında illuminati den semboller olduğuna dair bir yazı okumuştum, onu araştırmaya henüz vaktim olmadı, ilk fırsatta o konuyada değineceğiz…

Aydınlık bir gelecek diliyorum…

Cami ve Kiliseler

Pazar, Kasım 2nd, 2014

Eğer kiliseler ve camiler kazandıkları paranın yarısını, sadece yarısını insanlara geri verselerdi; dünyada ne açlık kalırdı ne de yoksulluk. Eğer kilise ve cami olarak kullandıkları binaların yarısını evsizlere verselerdi, hiçbir evsiz çaresiz kalmazdı. Son zamanlarda yapılan lüks kiliseleri ve camileri gördünüz mü? Hepsinin önünde en az bir yoksul insan titriyor. Tanrı neden sizle konuşmak için kilise ve camideki altından tavana ihtiyaç duysun ki? Tanrı neden benle konuşmak için kilise ve camideki renkli camlara ihtiyaç duysun? Bu gibi düşünceler yüzünden fakir bölgelerde yaşayan bir çok insan tanrıya inanmıyor…

Cami ve Kiliseler

Cami ve Kiliseler