Modern kölelik konusunda birşeyler yazmayı düşünüyordum, girdiğim ortamlarda benzer konular açıldığında hep dile getiriyorum fakat yazmak içinde zaman bulamıyordum, bugün okduğum bir yazıyı beğendim. Yeterli olmasa da benim de düşüncelerimden birşeyler ifade edilmiş. Olduğu gibi paylaşıyorum.

Hepimiz Köleyiz

Bir hafta 168 saat demektir.
Bir günümüz ise 24 saat.

Ortalama bir kişi bu 24 saati nasıl geçiriyor inceleyelim:

Uyumak için günde ortalama 8 saat harcıyoruz,

Makyaj, traş, temizlik, vb. işler için yaklaşık 1 saat harcıyoruz,

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, ufak atıştırmalıklar derken bir günde 3 saat harcıyoruz,

Özellikle megakentlerde seyahat için günde yaklaşık 2 saat harcıyoruz,

Türkiye’de sabah 9 akşam 18 çalışma sistemi yaygın.
Buda günde 9 saat harcatıyor,

Toplamda bir günlük rutin aktiviteler 23 saatimizi alıyor.

Geriye kendimize ayırabileceğimiz 1 saatimiz kalıyor.

Fakat faturaların ödenmesi, banka kuyrukları, hastane, hava şartları, kaçırılan ulaşım araçları, zamansız çıkan işler, gereksiz yapılan telefon görüşmeleri vb. zaman giderleri de araya girince eldeki 1 saatlik vakitte çar çur oluveriyor.

Günde 10 saat çalışmak hafta da 50 saat çalışmaya tekabül eder.

Sanayi devrimiyle insan para ile çalıştırılan köle haline getirilmiştir.

İnsan haklarının gelişmesi ile 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra daha az çalışma benimsenmiştir.Bunun sebebi insan denen makinanın ortalama verim gücünün kaybını engellemektir.

Bununla birlikte Türkiye gibi ülkelerde kağıt üzerindeki çalışma saatleri aynı olmakla beraber, insan hakları derneklerinin henüz olması gerektiği gibi faaliyet göstermemesi, sendikalaşmanın düşük olması kamudaki belli başlı sendikaların rant kapısı olarak görülmesi, insanların adaletin mülkün temeli olması sebebiyle haklarını aramaya çekinmeleri, bilgisiz olmaları, çalışma ve güvenlik bakanlığının işçi değil işveren yanlı tutumları sebebiyle haftalık minimum 50 saat çalışma standartlaşmıştır.

Bu en rahat gözüken pek çok meslek de bile böyledir.

Olması gereken toplumsal bilinç oluşturmaktır.
Toplumsal bilince güzel bir örnek verelim.

Hollanda da toplu taşıma ücretlerine zam yapılmış.İnsanlar tabiki yollarının da elvermesi sebebiyle işlerine daha önceden anlaşmış gibi bisikletle gitmeye başlamışlar.

E tabi iş kayıpları yaşanmaya başlamış.Bunun üzerine ücretler eski seviyesine çekilmiş. Lakin insanlar bisikletle gitme alışkanlıklarından vazgeçmemişler ve iş kayıpları sürmüş.

Çözüm toplu taşıma ücretlerinin eskisinin de altına düşürülmesi olmuş.

Hiç bir propaganda şu bu olmadan insanlar anlaşmış gibi aynı tepkiyi verebilmişler.Ülkemizde böyle bir ortak bilinç oluşturulması yakın gelecekte pek mümkün görünmüyor.

Çünkü bizim insanımız nefret etmeyi duyguların en yücesi olarak görüyor.

Carl

modern kölelik

modern kölelik